SAĞLIK EKONOMİSİ
SAĞLIK EKONOMİSİ’NİN
PANDEMİ EKONOMİSİ’NE DÖNÜŞÜ
Dünya konjonktüründe, Covid-19
pandemisi ile beraber ortaya çıkan sağlık-ekonomi bilimi ilişkisi son
derece önem kazanmakla beraber ekonomi biliminin özellikle makro ekonomik
açıdan sağlık bilimi ile entegre olup, olmaması konusu üzerinde düşünmek
gerekmektedir.
Bu arada bu ilişkiyi anlamak için sağlık ekonomisi/yönetimi
biliminin tanımını yapmak yararlı olacaktır. Sağlık ekonomisi, ekonomi
biliminin mikro ve makro ekonomik çerçevede sağlık ve sağlık alt dalları
arasında tüm faaliyet ve disiplinler için uygulanmasıdır. Bunun dışında sağlık
kurumunun maliyetleri, halka faydası üzerinde durmaktadır.
Sağlık Ekonomisi şu
sorular üzerinde durmaktadır:
·
Sağlık hizmetinden yararlanması gereken kişiler
ve özellikleri
·
Toplumun sağlık sorunları ile sağlık harcamaları
arasındaki pozitif ilişkinin artması
·
Devlet bütçesinden sağlık için ayrılan miktarın ülkeye
oransal ve düzenli dağılması
· Sağlık hizmetinin ortaya çıkışı ve tıp eğitimi alan bireylerden alınan verimlilik durumu
·
Sağlık sektörü için ayrılan bütçenin kaynağı
(maliyetin kaynağı ve yıllara göre dağılımı)
·
Toplumun öncelik sırası ile finansal durumları
arasındaki ilişki ve ekonomik durumu
Sağlık Ve Ekonomi
Biliminin Sentezi
İkinci dünya savaşı nedeniyle ABD
başta olmak üzere önde gelen Avrupa ülkeleri ciddi yaralar almıştır. Kullanılan
çeşitli kimyasal tabanlı silahlar ciddi hastalıklara neden olmuştur. Bundan
dolayı sağlık alanında tıbbi ilaçlar ve teknolojik
cihazlar üretilmeye çalışılmıştır. Buna bağlı maliyetler artmış, kıt kaynaklar
optimum seviyede kullanılması zorlaşmıştır. Bu durumdan dolayı ABD’li
iktisatçı Kenneth Arrow, ABD sağlık sistemini ve yönetimini incelemiştir.
1963 yılında bu iktisatçı ilk kez sağlık ve ekonomi bilimini bir araya getirmiştir. ( Health Economics adını vermiştir.)
Makro ekonomi, özellikle alım
gücü, enflasyon, tasarruf, istihdam ve bunlar ile alakalı konuları ele
almaktadır. Özellikle sağlık emekçilerinin, bu dönemde alım gücünü enflasyona
karşı korumak ve onları çalışma hayatından soğutmamak son derece önem
kazanmaktadır. Bununla birlikte sağlık yönetimi açısından baktığımız takdirde
ise uzun nöbet süreleri ve ek ücret yetersizliği bir başka sorun olarak
karşımıza çıkmaktadır. 1942 yılında ortaya atılan Cyril Northcote
Parkinson’a ait olan Parkinson kanunu bu tezin adeta aynasıdır,
diyebiliriz.
Parkinson bu yasada “çalışan kişi sayısı artıkça elde edilen
verim devlet için istihdam maliyetinden daha fazla olacaktır.” Demiştir.
Bundan dolayı doktor statüsünde çalışan kişiler ile beraber, en önemli yardımcı
kolu olan hemşirelik alanında eğitim almış nitelikli kişilerin de istihdam
sayısının artırılması son derece önem arz etmektedir.
Sağlık ekonomisi açısından
baktığımızda önem arz eden bir başka konu ise “iş bölümü ve uzmanlaşma” konusudur. Normal hayat koşullarında bile
yoğun şekilde çalışan sağlık çalışanlarının özellikle pandemi ile beraber iş
yoğunluğu son derece artmıştır. Özellikle sağlık çalışanları ile bilgi
alışverişi yapıldığında bu konu son derece dile getirilmiştir/getirilecektir.
Bu durum özellikle yeniden yapılandırılması gereken sağlık hizmetleri temel
kanunu vb kanunlar ile düzenlenmelidir.
Ekonomi biliminin alt dallarından
biri olan sağlık ekonomisi, tipik ekonomi politikaları gibi işlemesi son
derece yanlış olacaktır. Dünya hükümetleri açısından kar amaçlı bakılmaması
gereken tek sektördür, denilebilir. Çünkü normal bir işletmenin iki temel amacı
vardır: karlılık ve süreklilik.
Sağlık ekonomisi açısından birinci temel amaç geçersizdir,
kesinlikle geçersiz olmalıdır. Çünkü en temel gereksinim olan sağlık sektörü
üzerinde maliyet, kar vb ekonomik analizler yapmak daha ciddi sorunlara neden
olacaktır. Örnek vermek gerekirse istihdam artırmamak yoluyla maliyet azaltma
yolu seçilirse bu durum hem toplumun daha düşük verim almasına hem de bir
sağlık çalışanın daha yorucu bir çalışma ortamda bulunmasına neden olacaktır.
Burada dikkat edilmesi gereken/olması gereken olması gereken
sağlık çalışanından ve olması gereken tıbbi cihazlardan biraz daha fazla olması
durumudur.
Unutulmamalıdır ki ekonomi ve
sağlık son derece ilişkili iki bilim dalıdır. Ekonomi temeli güçlü olmadıkça
maalesef sağlık ve sağlık çalışanından verim almak son derece zordur.
Dünya tarihine bakıldığında her
pandemi /bulaşıcı hastalıktan sonra ciddi global ekonomik krizler olmuştur.
Sağlık emekçileri, covid-19 pandemisini yendikten sonra maalesef ki büyük bir
ekonomik kriz ile karşı karşıya kalabiliriz. Bu durum daha kötü sonuçlar
doğurabilir.
Gece gündüz demeden
koşturan, başka anne babalar çocuklarının sağlığına kavuştuğunu görebilsin diye
kendi çocuğunu bile çok göremeyen, fedakarlık kelimesini buram buram
hissettiren bütün sağlık sektörü çalışanlarına saygıyla…
@iktisadi.ve.idari.bilimler
Yorumlar
Yorum Gönder